|

Dr. ERDEM
ALPTUNA
|
Spor Yapmak Namaz Kılmak mıdır?
Çocukluğumdan beri hep işitirim: Namaz
kılmak spor yapmaktır. Çocukken insanlar her söyleneni olduğu gibi kabul
ediyorlar. Dolayısıyla çocukluk yıllarımda İslam Dini’nin her türlü güncel
problemin çözümü olduğu, namazın spor, abdestin temizlik, haccın turizm,
orucun sağlık, (hem de her türlü sağlık, mide sağlığı, kalp sağlığı falan)
kelime-i şahadet getirmenin tek tanrılığı ve İslam’ı kabul etmek olduğu
günleri yoğun olarak yaşamış bir kişiyim. Sonra insan, ister istemez bir
şeyler okuyor, öğreniyor ve olgunlaşıyor. Saç sağlığı ve baş örtüsü
ilişkilerini, oruç mideyi dinlendirir mi, yorar mı makalelerini, abdest
almak temizlik mi getirir, pislik mi gibi çocukluk öğretilerimize karşı
gelişen olgunluk çağı yanıtlarını okudunuz: Peki ya namaz?
Şu an Dubai’de oturan ve orada çalışan,
Nazilli’den çok sevdiğim çocukluk arkadaşımın kızı, geçen hafta e-posta ile
yazmış. Namaz kılmak spordur, diye. Hekim olarak düşündüm. Namaz kılmak
spor mudur?
Her şeyden önce neden iki sözcük var? Eş
anlamlı mı bu sözcükler? Spor eşittir namaz veya namaz eşittir spor mu?
Doğrusunu söylemek gerekir ise, namaz kılmak spor yapmak olabilir diye
söylenince kulağa pek de yanlışmış gibi gelmiyor çünkü insanlar eğiliyor,
kalkıyor ve bir çeşit spor hareketi yapıyor gibi görünmüyor değiller.
Ancak, sözü tersine çevirince, yani spor yapmak namaz kılmaktır deyince
insan bir tuhaf oluyor. Öyle ya, gözümün önüne 2m 42 cm’yi geçen yüksek
atlayıcıları, 22 kilometre koşan maratoncuları, Fransız bisiklet turundaki
sporcuları getirdim; bu zahmetli ve zor sporları yapanlardan biraz utandım.
Bu sorunu bilimsel olarak çözebilir miyiz?
Evet. Spor yapmanın bilimsel ve tıbbi bir tanımı var mı? Evet var. Bakınız,
vücudunuzun kaslarını ısıtmak için ısınma ve esneme hareketlerini yaptıktan
sonra yaptığınız spor işlemi ile dakikadaki kalp atım hızınızı 94’ün (100
de olabilir) üzerine çıkarıp da orada bir süre, 30-45 dakika gibi,
tutabilirseniz spor yapmış olursunuz diyenler var. Sporun tanımı böyle
başlıyor.
Sağlık için, bu biçimde kalbinizin atım
sayısının 30-45 dakika 100’ün üzerinde tutulması neden spor adını alıyor
da, namaz gibi işlemler, bilimsel olarak spor olmuyor? Çünkü bu derecede
hızlı atım, sadece adalelerimiz ve sistemlerimizi ısıtmakla kalmıyor aynı
zamanda çok çok önemli bir organımız olan karaciğere bir sinyal gönderiyor.
Karaciğer ne yapıyor? Karaciğerimiz o zaman, vücudumuzu daha rahat ve atık
maddesi az olan bir sistemle çalıştıracak süper benzini imal etmek için
sinyal alıyor. Süper benzin dediğim ise iyi yani HDL kolesterol. Böylece
kalp atım sayısı belirli bir hızda, belirli bir süre çalışınca iyi
kolesterol imal etme sinyalini alan karaciğer vücudumuzu atık maddesiz,
ekonomik ve iyi bir biçimde çalıştırıyor ve yaşamımız uzuyor, sağlığımız
iyi oluyor.
Jogging denen lastik ayakkabılarımızı giyip
de spor yapmak işlemi, iyi kolesterolün spor ile arttığının keşfinden sonra
başladı. Haftada 4-5 gün spor yapınca karaciğerimiz iyi kolesterol imal
ediyor, o da damar sistemimizi koruyor ve yeniliyor ve kaslarımız da canlı
kalıyor düşüncesi, son 1-2 dekatta öğrenildi. Her gün spor yapmak zararlı.
Günde 5 kez spor yapmak ise hiç mi hiç kabul gören bir işlem olmadığı gibi
çok çok zararlı. Yani namaz spordur derseniz ve günde 5 kez yaptığınızı
iddia ederseniz, tıp bilimi ile çatışırsınız çünkü günde 5 kez spor olmaz,
çok zararlıdır.
Spor gibi vücudu çok çalıştıran ve ısıtan
ve büyük gayret ve özveri isteyen işlemlerin namaz ile bir ilgisi olmadığı
açık ama işin başka bir boyutunu da ihmal etmeyelim. Çok sayıda İslami
elbise giyen hanımımızın diz eklemlerinde bozukluklar ile diz eklem
romatizması ile başvurduğu da bir gerçektir. Isınmadan sonuna kadar eğilen
ve bükülen diz eklemlerimiz bozulur mu? Uzun seneler boyunca, ısınmadan diz
eklemini eğen kadınlarımızda bu işlem romatizma oluşmasında hangi yüzdede
rol oynar? Araştıran var mıdır? Doğrusu bilmek isterim. Yani namaz
kılanlarda ve kılmayanlarda diz eklemindeki osteodejeneratif değişiklikler
yüzdesi nedir, diye bir araştırma yapılmış mıdır?
Bence, namaz kılmak ve dua etmek, çok özel
ve çok yüce ve çok ruhsal işlemler. Gerektiğinde yapılırlar. Namaz kılmanın
ve dua etmenin, spor yapmaktır, gibi bir eklentiye gereği olmadığı
kanısındayım.
|