BAŞKENT’İN GAZETESİ

 

 

ATATÜRK’ÜN ZAFER ŞİFRESİ

BAĞIMSIZLIK,BÖLÜNMEZLİK YURDUMUZUN BÜTÜNLÜĞÜDÜR

 

Atatürk’ün Zafer Şifresi:DAKİKA GECİKMEYECEKSİNİZ!

Mustafa Kemal kararlıydı,düşman silinip süpürülecekti vatandan.Behiç Bey saat 05.35’te Ulu Önder’den üstünde ”Dakika geciktirilmesi idamla cezalandırılacaktır” başlıklı şifreli bir telgraf aldı.24 Ağustos’ta Başkumandan,Genelkurmay Başkanı ve Garp Cephesi karargahları Afyon da, Şuhut ’a geldiler.Aynı gece Afyon Orduevinde düşman baloda eğleniyor,Mustafa Kemal Paşa,Fevzi Paşa,İsmet Paşa cephede,Behiç Bey Rayların başında düşmanı vatanımızdan kovmak için hazırlanıyordu.

24 Ağustos gecesi Türk Birlikleri sessiz bir şekilde cepheye yaklaşmaya başladı.

24 Ağustos 1922( Büyük Taarruzdan iki gün önce) Behiç Bey,Emin Avni Bey’e bir telgraf çekti ve”Geniş hat malzemesi hemen İshaklı’ ya sevk edilsin” dedi.

Bu emir 25 Ağustos günü yerine getirildi.

26 Ağustos 1922 günü sabahı,TÜRK ULUSUNUN 1000 SENEDIR ANADOLU TOPRAKLARINDAKİ MEVCUDIYETİNİN DEVAMI OLACAKTI.

Anadolu Toprakları bin yıldır Türk Ulusu’nun Atalarınındı,kimsenin gideceği başka bir yerde yoktu.Babasının,dedesinin kabri bu topraklardaydı.

Hemen,hemen Anadolu’daki her ailede bir şehit vardı BU TOPRAKLARA VERİLEN.

Anadolu’nun bazı köylerinde son 30 senedir genç insan defnedilmeyen kabristanlar vardı.

Çünkü o köyler  genç yiğitlerini bu vatanın bir cephesinde  ŞEHİT vermişti.

Analar oğullarının kabrini,kendilerine yakın,ziyaret edip en azından taşına el sürebileceği

Köy kabristanına  değil,ŞEHİT DÜŞTÜĞÜ TOPRAĞA EMANET ETMİŞTİ.

BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ ün vereceği hücum emri,

Türk Ulusunun yaşadığı tüm acılara merhem olabilecek, ZAFERİ getirecekti.

Saat 5:30 “BÜYÜK TAARRUZ” başlamıştı.

Başkumandan Taarruz emrini verdi.

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM.

BÜYÜK TAARRUZUN gizli hazırlık planı şuydu.

Yunanı Anadolu’dan söküp atmaya kararlı olan Mustafa Kemal,düşmana son darbeyi vurmadan önce sırdaşı Behiç Bey’e emir verdi:Tam 100.000 askerin Trenlerle yerini değiştirip,Afyon’un güneyine kaydır.Onların ruhu bile duymasın.”

13 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa karargahı ile beraber sessizce cepheye geçti.

Mustafa Kemal.kimsenin ruhu duymadan.Genelkurmay Başkanlığı olan Trende.

14 Ağustos’ta Behiç Bey’in aylardır her tertibi alarak hazırlandığı büyük sevkiyatlar başladı.

DEMİRYOLCULAR tarafından birlikler güneye ve cepheye doğru süratle kaydırılmaya başlandı..

17 Ağustos’ta.öğleden sonra Mustafa Kemal Behiç Bey’in odasına ansızın girdi.

Gizli gelmişti.

Halbuki Ankara Ajansı o akşam Mustafa Kemal Paşa’nın bir çaya davetli olduğunu biliyordu.

Mustafa Kemal.Behiç Bey’e,

ALDIĞIM HABERLERİ YAN YANA KOYDUM;ARTIK DÜŞMANI MEMLEKETTEN

ÇIKARMAK ZAMANI GELDİĞİNE KARAR VERDİM.dedi.

Behiç Bey,

“Aylar öncesinden tüm  imkansızlıklara rağmen gereken her tertibatı aldım ve hatırlarsanız

daha önce size İstanbul’dan gizli getirdiğim bazı malzemelerden bahsetmiştim,bu malzeme-

lerin varlığını,gereksiz yere kullanım olabilir maksadı ile tüm kumandanlardan sakladım.

Anladığım kadarı ile bunların kullanım vakti gelmiştir.

BİZ ŞİMENDİFERCİLER HAZIRIZ PAŞAM.”dedi.

Çay partisine geldıler.

TAARRUZ EMRİNİ aldılar.

İş bu dakikadan itibaren bütün millet,

 

 

FEDAKAR ŞİMENDİFERCİLERİMİZİN,KAHRAMAN ORDUMUZUN,ZAFERİMİZİN  yegane yardımcısı olduğunu görmekteydi.

Demiryolcular da milletin bu payesine,her türlü takdire layık fedakarlıkları sayesinde karşılaşılan bütün güçlüklerin üstesinden gelerek karşılık veriyordu.

Mustafa Kemal’in askerleri kararlıydı.Demiryolcularımızla omuz omuza vererek,DAHİLİ ve HARİCİ ne kadar DÜŞMAN varsa,

ANADOLU TOPRAKLARINDAN SÜRÜYORDU HEPSİNİ.

KURTULUŞ SAVAŞIMIZ’da vatansever,fedakar , demiryolcularımızın,kahraman ordumuzla,ulusumuzla gerçekleştirdikleri başarı Kurtuluşumuzun başarısıdır.

DEMİRAĞLAR,düşmanın köprüleri devamlı tahrip etmesine,rayları sökmesine rağmen,sadece 21 lokomatif,200 küsur vagonla, 200.000 kişilik orduyu cepheye taşımıştır.

Tüm olumsuz koşullara karşın,kazanılan başarıTÜRK ULUSU’NUN BİRLİK,BERABERLİK,BÜTÜNLÜK OLGUSUNU TAŞIMASIDIR.

ULUSAL GÜCÜN BİRLEŞMESİDİR.

Dun de,bu gün de DEMİRAĞLARIMIZIN,,HAYDARPAŞA’nın önemi ortadadır.

Kurtuluş Savaşı başlarında hatta el koyma şekillerinden biri olarak  Vekiller heyeti kararı ile

Bir kalemde ‘Devlete mal etme’ yoluna gidilen Anadolu-Bağdat Demiryolları ve Haydarpaşa

Liman İdareleri,hukuki esaslara dayanılarak satın alınmış,

24.05.1924 ‘te  Devlet malı haline getirilmiştir.

Hariciye şefi Op.Dr.M.Necdet Bey,30 Ağustos 1930’da demiryolunun Sivas’a ulaşması nedeniyle yapılan törendeki konuşmasında demiryollarımızın önemini çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur.

“Gözümüz aydın.İşte Tren geldi.DEMİRYOLU CUMHURİYETİN ÇELİK KOLUDUR.

Sivas uzak değildir.Ankara bir günlük yoldur.Bu Demirleri toprağın pasını silmek için bu yerlere döşedik Sarı başaklı ekinleri altına çevirmek için ucuca ekledik.Ankara-Sivas arasını  on günden bir güne indiren bu Demirlerdir.Kurak tarlalara,kıraç ovalara bolluk ve zenginlik getiren işte bu Demirlerdir.Bu Demir değil,altın yoludur.Yol yerin damarıdır.Nabzı çarpmayan toprak  kangren olmuş demektir.Toprağın yaşayabilmesi için vücudumuzu saran kan damarları gibi onun vücudunu da yol damarları sarmalıdır.Toprağın nabzı ,insanınki gibi durmadan işlemelidir.BİR EKİNİ YETİŞENE KADAR SU,YETİŞTİKTEN SONRA YOL BESLER.”

 

DEMİRAĞLARIMIZIN ve HAYDARPAŞA’nın yaşaması için,acıl çağrıda bulunan laik,demokratik kitle örgütlerinın,kurıluşların,siyasilerin,tüm vatanseverlerin omuz omuza vererek, 24.05.2008 tarihinde Haydarpaşa’dan hareketle,Trenleri doldurarak,sergileyecekleri, ULUSAL GÜCÜN BİRLİK BERABERLİĞİDİR.

ANADOLU’da alacakları yol,

MUSTAFA KEMAL’İN YOLUDUR.

DEMİRAĞLARIMIZ’da yaşayan Kurtuluş ruhumuzdur.

Yaşaması gereken,HAYDARPAŞA’dır,DEMİRAĞLARIMIZDIR.

Bu Dayanışmanın içerisinde olan KURULUŞLAR elele vererek bu hareketi başlatmalıdır.

 

Faruk Nafız Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar 10.YIL MARŞI’nın şiirini sunduklarında,

Yurdun Bütün Tepelerinde Dumanlar Tütüyor cümlesinin üzerine çizik atan ATATÜRK,

Yerine,şunu yazdı.

DEMIRAĞLARLA ÖRDÜK ANAYURDU DÖRT BAŞTAN.

 

 

BAĞIMSIZLIK, BÖLÜNMEZLİK,YURDUMUZUN BÜTÜNLÜĞÜDÜR

  Ülkemiz için önem taşıyan,bu konuya duyarlı olan,tüm kişi ve kuruluşlara,bilgilerinden faydalandığım kaynaklara teşekkür ederim.Bu çağrıyı çevrenizle paylaşın.

 

Mihriban Demirbulak

  

 

 

GAZETE ANKARA