|
AYAKLARIN BAŞ,
EMEKÇİLERİN AYAKLAR ALTINDA EZİLDIĞI BİR MAYIS
Ayak takımı baş olmuş, ne oldum delisi olmuş. Bu bir Mayısta da
ayaklar ayakaltına alınmış… İşçiyi, çalışanı, doktoru, emekliyi,
sendikacıyı “ayak takımı” gören hükümet İstanbul da terör estirmiş.
Neden hükümet diyorum? Çünkü Hükümet önce bir Mayısı bayram
olarak kutlanacağı ve tatil olacağı mesajını verip, sanki işçinin yanında
izlenimi verip sonradan ne olduysa RTE hükümetinin hep yaptığı gibi yan
çizmiştir.
Polis memurunun hiçbir suçu yok. Tek sorumlu sendikalarla
zıtlaşan hükümetin başıdır. İstanbul valisi Güler’i
tanıdığımı zannediyordum, yanılmışım. Devletin valisi, hükümetin valisi
olmuş. Sanki ellili yıllarda Menderes dönemini yeniden yaşıyoruz. Ya
palabıyık Cerraha ne demeli…
Dünkü olayların birinci sorumlusu hükümetin başı, vali ve
emniyet müdürüdür. Polis emir kuludur. Vur dediler, vurdu. Sıkıysa emirlere
karşı gelsinler. Emniyet Müdürlüğü makamı bir krallıktır.
Polis, terörist bir takım eylemlerin hazırlıklarının olduğunu
tespit etmişse, hatta üç canlı bomba kadının sınırdan sızdığı istihbaratı
duyulmuşsa, bunların üzerine gitmeliydi. Ancak Hükümet ve valilik kolaycı
bir yaklaşımla halkın üzerine giderek, üstelik,
genel merkezlerinin önünden yürüyüşe dahi geçmeden baskın tarzında
insanların üzerine tazyikli su, gaz bombası ve copları ile saldırarak halka
korku salınmıştır. Bu olaylarda sade vatandaşlar, yaşlılar, hastalar,
çocuklar ve hatta turistlerde nasibini almışlardır.
Bir Mayıs bayramı dünyanın 135 ülkesinde zorbalıklarla
kutlanmadı. Bir bayram havasında demokrasi kuralları içersinde kutlandı.
Demokrasi sadece kendileri için geçerli olmamalı. Partileri kapanırken
demokrasiye sığınanlar, Türban konusunda özgürlük isteyenler, emekçinin
bayramında Valinin değimiyle orantılı faşizan güçleri sahaya sürdü ve
saldırdı. Bu yaşanan olayları, duyum aldıkları terör odakları değil,
hükümetin kendisi yaratmıştır. Bunun sorumluluğu da Başbakan, Vali ve
Emniyet Müdürüne aittir.
Bu kadar polise copa, gaza, panzere, bariyere ne gerek vardı.
Taksimi açsaydınız, inanınki Türkiye’nin birçok ilinde bayram havasında
geçen işçi bayramı İstanbul dada sorunsuz kutlanırdı. Başbakan Sendikalarla
zıtlaşacağına sendika başkanları ile birlikte o mitinge katılsaydı
küçülmezdi, büyürdü… Diyarbakır’da Valilik yürüyüş izni vermemesine rağmen
işçiler Diyarbakır’da miting düzenlemişler, ancak herhangi bir eylem
olmamıştır. Yani beceriksiz yönetimlerin aldığı tedbirlerin neticesi de
beceriksizlik oluyor. 1 Mayıs 1977 de yaşanan Taksim olaylarını da kimler
çıkartmıştır o da bir soru işareti olarak hafızalarımıza kazınmışken 2008
bir Mayısı da unutulmayacaktır.
Taksim de işçilerin karanfillerle bayramlarını kutlayacağı bir
mayısların umutları tükenmiş değil. Ancak Ayakların baş olduğu
iktidarlarında gideceği günler yakındır.
|